Sektördeki Gelişme Eğilimleri ve Muhtemel Yansımalar
Geleceğe dönük beklentiler, güçlü ve zayıf taraflar, fırsatlar ve tehditler;
Geleceğe dönük beklentiler raporun içerisinde bulunmaktadır.
Güçlü yanları;
Ayrıca, Japonya Institute for Geosources and Environment yetkilisi ve aynı zamanda International Geothermal Association (IGA) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kasumi Yasukawa’nın 07.07.2011 tarihinde BBC News’e verdiği beyanata göre şu anda Japonya’nın elektrik tüketiminde jeotermalin payı % 0,3’tür. Japonya devleti jeotermalin elektrik tüketimine katkısını % 10’a çıkarmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla bunun anlamı Japonya’nın jeotermal elektrik kurulu gücü en az 28000 MWe civarına ulaşacaktır.
Japonya’nın nükleere ikame alternatif olarak seçtiği yenilenebilir enerjilerden en önemlisinin jeotermal olduğu anlaşılmaktadır.
Zayıf yanları;
Almanya yatırımın bir kısmını (%30’u gibi) hibe etmektedir (500.000 Euro gibi). İtalya üretilen her bir kWh ısı için 1 € cent prim ödemektedir.
5) Alternatif A); Özel sektörün Belediyelerle ortaklık kurarak (% 40 Özel sektör + % 60 Valilik, Belediye veya Şirketleri gibi) jeotermal merkezi ısıtma sistemleri kurması ile ilgili hukuki altyapısı ve yasal düzenlemeler yapılmalı ve teşvik edilmelidir.Alternatif B); veya bu oran %50-%50 olabilir.
Alternatif C); Jeotermalin de teşvik edildiği yenilenebilir enerji yasasının 7. maddesinde Valilik ve Belediyeler jeotermal merkezi ısıtma sistemi kurulmasını esas alır, öncelik verir anlamındaki ifadeye karşın Valilik ve Belediyelerin jeotermal sahaları bulunmamaktadır.
Bu kanunla Valilik ve Belediyelere verilen görevin bir ayağının eksik kalması anlamına gelir. Çünkü jeotermal merkezi ısıtma uygulamak için bir jeotermal sahaya sahip olunacak, bir de şehire, pazara yani ısıtılacak mahale sahip olunacaktır. Dolayısıyla, yeni jeotermal yasasında yapılacak değişiklikle jeotermal merkezi ısıtma için şehirlere yakın mesafede (20 km) bulunan jeotermal sahalarda ısıtmaya yönelik jeotermal saha ruhsatlarında Valilik ve Belediyelere veya şirketlerine bir öncelik verilmelidir. Yakın mesafeden kasıt en fazla 20 km olabilir.
Böyle bir uygulama yapıldığı takdirde jeotermal merkezi ısıtma yatırımları hız kazanır, doğalgaz tasarrufu yapılır, çevreci bir yatırım olur, halk ucuza ısınır.
6) Bugün Türkiye’deki ısıtma uygulamalarında jeotermal merkezi ısıtma maliyeti doğalgaza göre % 65-75 oranında daha ucuzdur. Yani halkın yararınadır, tasarruf edilecek doğalgaz ise elektrik üretiminde ve sanayide kullanılmalıdır. Çünkü jeotermal ısı potansiyelimiz 107000 MWt civarında ve potansiyel olarak 13 Milyon konutu ısıtacak bir büyüklüktedir. Bu jeotermal potansiyelimizin büyük kısmı ısıtma yapılmasına daha uygun sıcaklıktadır.
7) Türkiye, jeotermal sera uygulamalarında yapmış olduğu teşvik sayesinde bugün dünya lideri olmuş ve yaklaşık 11.200 dönüm jeotermal seraya sahip olmuştur. Bunun önünde teknik engel değil, pazar engeli bulunmaktadır. Bizim belli bir kısım hidrotermal jeotermal bölünmüş ısı potansiyelimizde sera için 100 bin dönüme kadar yetecek büyüklüktedir.
Dolayısıyla, üretilecek ürünün pazarı mümkün ise jeotermal sera kurmak için jeotermal ısı potansiyelimizle ilgili bir engel yoktur.
8) Termal turizm, kaplıca tesislerine jeotermal su satışında devlet hakkı olarak cironun %1’i alınmaktadır. Bu büyük otellerin yanında küçük kaplıcaların bulunduğu yerler için fahiş rakamlara ve mantıksız duruma sebebiyet vermektedir.Bunun yerine o tesislerin kullandığı jeotermal suyun sıcaklığına ve debisine bağlı olarak bir formül geliştirilerek m3 başına küçük bir ücretlendirme yapılması (Oteli olmayan küçük işletmeler, kaplıcalar için ücretsiz verilmesi) için kanunda ve yönetmelikte değişiklik yapılmasında yarar vardır.
9) TOKİ yeni kuracağı (deprem konutları dahil) yerleşim yerlerinde ve/veya kentsel dönüşüm çerçevesinde teknik ve ekonomik mesafede jeotermal kaynak var ise ısıtma-soğutma uygulamasının yapılmasını göz önüne almalı ve tercih etmelidir.
10) 1974 yılında ABD’de başlayan kızgın kuru kaya (HDR), sonradan adı Engineered Geothermal System, sonradan Enhanced Geothermal System (EGS) olarak tanımlanan 3-10 km. derinlikteki sıcak kuru kayaçların veya kısmen akışkan içeren kayaçların permeabilitenin gelişmediği yerlerde o derinlikteki kayaçlara sondaj yoluyla oralarda kimyasal ve hidrotermal fracturing yapılarak, stimülasyon yapılarak oralara su (veya gaz) enjekte edip oradaki ısı enerjisini alıp yukarıda elektriğe ve entegre ısıtmaya dönüştürme projesi Fransa, Almanya, ABD, İngiltere, Çin, İsviçre ve Yeni Zelanda’da kısmen uygulanmaktadır.
Bu konudaki potansiyelimiz raporun ön kısmında açıklanmıştır. Bu yeni teknolojiyi uygulamak için devletin, MTA’nın özel sektör ile birlikte ilk birkaç örnek uygulamayı yaptıktan sonra özel sektör için özel teşvik uygulaması, jeolojik ve teknolojik riski alması gerekmektedir.
TERKEDİLMİŞ PETROL KUYULARI VE JEOTERMAL SEKTÖRÜNDEKİ YENİ GELİŞMELER
Geleceğe dönük beklentiler raporun içerisinde bulunmaktadır.
Güçlü yanları;
- yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, milli ve yerli, temiz bir enerji kaynağı olması,
- toplumsal kabulünün yüksek düzeyde olması ve sosyal desteğinin özellikle merkezi ısıtmada olması,
- elektrik üretim faktörünün %80-90’lar boyutunda olması (baz yük olması),
- jeotermal enerjinin sadece elektrik değil buna entegre ısıtma, sera, soğutma, kaplıca, termal turizm, kimyasal madde vb.leri gibi kullanımlarının olması,
- Yaklaşık toplam 555 MWe jeotermal elektrik kurulu gücüne sahip olan Japonya’da 11 Mart 2011 tarihinde meydana gelmiş olan Richter ölçeğine göre 9 büyüklüğündeki depremin ardından Sendai Şehri ve çevresinde yer alan ve toplam üretim kapasitesi yaklaşık 200 MWe civarında (Kuzey bölge) olan Jeotermal elektrik üretim santrallerinin (Matsukawa, Kakkonda, Mori, Yanaizu, Hachijojima, Onikobe, Uenotai, Onuma ve Sumikawa jeotermal elektrik santralleri) sadece depremin meydana gelmesinden sonra otomatik olarak kapandığını, ancak birkaç saat sonrasında depremden önceki kapasitede çalışmaya ve elektrik üretmeye devam ettiği öğrenilmiştir.
Ayrıca, Japonya Institute for Geosources and Environment yetkilisi ve aynı zamanda International Geothermal Association (IGA) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kasumi Yasukawa’nın 07.07.2011 tarihinde BBC News’e verdiği beyanata göre şu anda Japonya’nın elektrik tüketiminde jeotermalin payı % 0,3’tür. Japonya devleti jeotermalin elektrik tüketimine katkısını % 10’a çıkarmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla bunun anlamı Japonya’nın jeotermal elektrik kurulu gücü en az 28000 MWe civarına ulaşacaktır.
Japonya’nın nükleere ikame alternatif olarak seçtiği yenilenebilir enerjilerden en önemlisinin jeotermal olduğu anlaşılmaktadır.
Zayıf yanları;
- Jeotermal kanun ve yönetmelikteki bazı aksaklıklar ve eksiklikler,
- Türkiye’nin, bazı Dünya ülkelerinin ve Avrupa Birliği ülkelerinin uygulamış olduğu teşvikleri jeotermal elektrik üretiminde az, jeotermal ısıtmada ise hiç uygulamaması,
- Doğalgazın Türkiye’nin birçok yerine getirilmiş olması ve devletin bunu reel fiyatların altından (yaklaşık %50 sübvansiyon) satmış olması yani halka ısıtma için daha ucuza satmış olması nedeni ile jeotermal merkezi ısıtmanın önünde bir engel olarak görülmektedir. Buna rağmen mevcut jeotermal ısıtma sistemleri doğalgaza göre % 65-75 oranında daha ucuzdur.
Almanya yatırımın bir kısmını (%30’u gibi) hibe etmektedir (500.000 Euro gibi). İtalya üretilen her bir kWh ısı için 1 € cent prim ödemektedir.
- Jeotermal aramalarda büyük risk taşıyan derin kuyuların delinmesi, yapılması sırasında ortaya çıkacak jeolojik riske (mining risk) karşılık Dünya Bankası TKYB tarafından planlanan risk sigortası sistemi uygulanmış ve kısmen başarılı olmuştur. Bunun devamında yarar vardır. Buna ilaveten sigorta şirketlerinin geliştireceği bir sigorta sistemine ihtiyaç vardır. Almanya’da büyük bir sigorta şirketi bu konuda çalışmaktadır. Türkiye’de de devletin kuyu risk sigortası ile ilgili olarak ilgili kuruluşları yönlendirmesinde ve tavsiyelerde bulunmasında yarar görünmektedir.
- Türkiye’de jeotermal sahalarda yapılan aramalar, açılan kuyulardan elde edilen bilgileri içeren bir bilgi sistemi mevcut değildir. Bu bilgi sisteminin kurulmasında yarar vardır.
- Türkiye Petrollerinin (TPAO) ve özel sektörün zamanında petrol amaçlı açtığı terk edilmiş derin kuyularda sıcaklıklar, su değerleri ve jeotermale yönelik formasyonlarla ilgili bilgiler bulunmaktadır. TPAO’nun bu bilgileri jeotermal sektörüne açması ve kuyuları ucuza kiralaması veya devretmesi uygun olacaktır (Detay ekli).
- Sorunlar bünyesinde yukarıda anlatıldığı gibi jeotermal elektriğe az teşvik uygulanmakta, jeotermal ısıtmaya ise hiç teşvik uygulanmamaktadır. Jeotermal sera yatırımlarına T.C. Tarım ve Orman Bakanlığının uyguladığı yatırım desteği gibi bazı teşvikler vardır (Ziraat Bankasının müspet kredi desteği). Bunun çok faydası görülmüştür. Buna benzer desteğin jeotermal merkezi ısıtmalara uygulanması şarttır. Bu desteği uygulayacak olan kuruluşta T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Kalkınma Ajansları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dünya Bankası-IFC, İller Bankası vb. veya özel fonlar olmalıdır.
- 5686 numaralı kanun gereğince MTA’nın şu anda uyguladığı jeotermal sahaların jeolojik aranması, jeofizik, sondaj, test gibi jeotermal saha ile ilgili jeolojik risk, mining riskin halen olduğu gibi MTA, yani devlet tarafından alınması sisteminin uygulanmasında yarar vardır. Bu uygulamaya daha da derinleştirilerek devam edilmelidir.
5) Alternatif A); Özel sektörün Belediyelerle ortaklık kurarak (% 40 Özel sektör + % 60 Valilik, Belediye veya Şirketleri gibi) jeotermal merkezi ısıtma sistemleri kurması ile ilgili hukuki altyapısı ve yasal düzenlemeler yapılmalı ve teşvik edilmelidir.Alternatif B); veya bu oran %50-%50 olabilir.
Alternatif C); Jeotermalin de teşvik edildiği yenilenebilir enerji yasasının 7. maddesinde Valilik ve Belediyeler jeotermal merkezi ısıtma sistemi kurulmasını esas alır, öncelik verir anlamındaki ifadeye karşın Valilik ve Belediyelerin jeotermal sahaları bulunmamaktadır.
Bu kanunla Valilik ve Belediyelere verilen görevin bir ayağının eksik kalması anlamına gelir. Çünkü jeotermal merkezi ısıtma uygulamak için bir jeotermal sahaya sahip olunacak, bir de şehire, pazara yani ısıtılacak mahale sahip olunacaktır. Dolayısıyla, yeni jeotermal yasasında yapılacak değişiklikle jeotermal merkezi ısıtma için şehirlere yakın mesafede (20 km) bulunan jeotermal sahalarda ısıtmaya yönelik jeotermal saha ruhsatlarında Valilik ve Belediyelere veya şirketlerine bir öncelik verilmelidir. Yakın mesafeden kasıt en fazla 20 km olabilir.
Böyle bir uygulama yapıldığı takdirde jeotermal merkezi ısıtma yatırımları hız kazanır, doğalgaz tasarrufu yapılır, çevreci bir yatırım olur, halk ucuza ısınır.
6) Bugün Türkiye’deki ısıtma uygulamalarında jeotermal merkezi ısıtma maliyeti doğalgaza göre % 65-75 oranında daha ucuzdur. Yani halkın yararınadır, tasarruf edilecek doğalgaz ise elektrik üretiminde ve sanayide kullanılmalıdır. Çünkü jeotermal ısı potansiyelimiz 107000 MWt civarında ve potansiyel olarak 13 Milyon konutu ısıtacak bir büyüklüktedir. Bu jeotermal potansiyelimizin büyük kısmı ısıtma yapılmasına daha uygun sıcaklıktadır.
7) Türkiye, jeotermal sera uygulamalarında yapmış olduğu teşvik sayesinde bugün dünya lideri olmuş ve yaklaşık 11.200 dönüm jeotermal seraya sahip olmuştur. Bunun önünde teknik engel değil, pazar engeli bulunmaktadır. Bizim belli bir kısım hidrotermal jeotermal bölünmüş ısı potansiyelimizde sera için 100 bin dönüme kadar yetecek büyüklüktedir.
Dolayısıyla, üretilecek ürünün pazarı mümkün ise jeotermal sera kurmak için jeotermal ısı potansiyelimizle ilgili bir engel yoktur.
8) Termal turizm, kaplıca tesislerine jeotermal su satışında devlet hakkı olarak cironun %1’i alınmaktadır. Bu büyük otellerin yanında küçük kaplıcaların bulunduğu yerler için fahiş rakamlara ve mantıksız duruma sebebiyet vermektedir.Bunun yerine o tesislerin kullandığı jeotermal suyun sıcaklığına ve debisine bağlı olarak bir formül geliştirilerek m3 başına küçük bir ücretlendirme yapılması (Oteli olmayan küçük işletmeler, kaplıcalar için ücretsiz verilmesi) için kanunda ve yönetmelikte değişiklik yapılmasında yarar vardır.
9) TOKİ yeni kuracağı (deprem konutları dahil) yerleşim yerlerinde ve/veya kentsel dönüşüm çerçevesinde teknik ve ekonomik mesafede jeotermal kaynak var ise ısıtma-soğutma uygulamasının yapılmasını göz önüne almalı ve tercih etmelidir.
10) 1974 yılında ABD’de başlayan kızgın kuru kaya (HDR), sonradan adı Engineered Geothermal System, sonradan Enhanced Geothermal System (EGS) olarak tanımlanan 3-10 km. derinlikteki sıcak kuru kayaçların veya kısmen akışkan içeren kayaçların permeabilitenin gelişmediği yerlerde o derinlikteki kayaçlara sondaj yoluyla oralarda kimyasal ve hidrotermal fracturing yapılarak, stimülasyon yapılarak oralara su (veya gaz) enjekte edip oradaki ısı enerjisini alıp yukarıda elektriğe ve entegre ısıtmaya dönüştürme projesi Fransa, Almanya, ABD, İngiltere, Çin, İsviçre ve Yeni Zelanda’da kısmen uygulanmaktadır.
Bu konudaki potansiyelimiz raporun ön kısmında açıklanmıştır. Bu yeni teknolojiyi uygulamak için devletin, MTA’nın özel sektör ile birlikte ilk birkaç örnek uygulamayı yaptıktan sonra özel sektör için özel teşvik uygulaması, jeolojik ve teknolojik riski alması gerekmektedir.
TERKEDİLMİŞ PETROL KUYULARI VE JEOTERMAL SEKTÖRÜNDEKİ YENİ GELİŞMELER
Başarısız ve terk edilmiş petrol kuyularından büyük oranda jeotermal ısı (ev, sera tesisi vb.), elektrik üretilmesi ile ilgili olarak; bir teknik değerlendirme ve uygulama komisyonu kurulmalı ve bu komisyona MTA (1 uzman), Türkiye Petrolleri (1 uzman), ilgili jeotermal dernekler (1'er uzman), ilgili üniversiteler (2'şer uzman), Jeoloji ve Petrol Mühendisleri Odalarından (1’er uzman) olmak üzere toplam 10-15 uzmandan oluşan bir komisyon kurulmalıdır.
Bu komisyon Türkiye’deki terk edilmiş petrol kuyularının özelliklerini incelemeli ve nasıl değerlendirileceği ile ilgili ısı ve elektrik pazarı (tüketim yerleri) uygun mu diye incelemeli ve teknik, ekonomik ve Pazar açısından en uygun 3 yer belirlenmeli ve bu yerlerde pilot uygulama başlatılmalıdır. Bunun giderleri T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı MTA, MAPEG veya TPAO tarafından karşılanmalıdır.
ENHANCED GEOTHERMAL SYSTEMS (EGS) / HOT DRY ROCK (HDR)
EGS’ye uygun jeotermal saha belirlenmesi ile ilgili olarak; MTA (2 uzman), T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temsilcisi (1 uzman), jeotermal ile ilgili dernekler (1'er uzman), ilgili üniversiteler (2'şer uzman), Jeoloji ve Petrol Mühendisleri Odalarından 1’er uzman olmak üzere toplam 10-15 uzmandan oluşan bir komisyon kurulmalı ve muhtemel potansiyel bir jeotermal alan pilot uygulama için seçilmelidir. Bu seçim için süre 6 ay olarak belirlenmeli ve sonrasında yine maliyeti T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı MTA ve MAPEG tarafından karşılanmak üzere bir adet pilot uygulama için faaliyete geçilmelidir. Bu uygulama için 2027 bütçesine bir fon ayrılmalıdır.
YENİ BAZI ÖNERİLER (YASA, TEŞVİK VE TDİOSB’LER İÇİN TAVSİYE VE ÖNERİLER)
A) Jeotermal kanununda jeotermal akışkanı belirlemek için 1000 mg/l mineralizasyon ve 30°C şartı bulunmalıdır. İşletme ruhsatını aldıktan sonra 5 yıl içerisinde jeotermal sahayı ciddi bir şekilde değerlendirmeyenlerin işletme ruhsatları iptal edilip jeotermal saha tekrardan ihaleye çıkarılmalıdır. Çünkü bu tür birçok saha boşta beklemektedir. Bu bir israftır ve milli varlığın kaybıdır.
B) Jeotermal sera yatırımlarında çok fazla sayıda TDİOSB’ler kurulmaktadır. Ancak kurulan bu TDİOSB'lerde jeotermal saha potansiyeli ve muhtemel ısı potansiyeli göz önüne alınmamaktadır. Sadece arazi dikkate alınmakta ve parselasyon yapılarak ilgililere ve potansiyel yatırımcılara satılmaktadır. Ancak bu arazinin yakınında, teknik ekonomik taşıma mesafesinde uygun yeterli bir jeotermal alan olup olmadığı, varsa jeotermal potansiyelinin ne olduğu gibi önemli konular göz önüne alınmamaktadır ve birçok yerde maalesef başarısızlık ve hüsran olacaktır.
Öncelikle bu tür yerleri belirlerken jeotermal alanın muhtemel teorik potansiyeli tespit edilmelidir. Jeotermal alanda muhtemel jeotermal ısı potansiyeli yoksa kesinlikle TDİOSB’ler kurulmamalıdır aksi halde yatırımcı zarar edecektir, yöneticiler zor durumda kalacaktır, devlete olan güven sarsılacak ve hem emek hem de para kaybına sebebiyet verecektir.
Dolayısıyla, muhtemel jeotermal teorik potansiyeli kamu kuruluşu olan MTA’nın belirlemesi gerekmektedir. MTA bunu tek başına yapmak istemiyorsa o zaman yine MTA, MAPEG, özel sektör temsilcileri, Jeoloji, Jeofizik ve Petrol Mühendisleri Odalarından ve jeotermal dernek temsilcilerinden oluşacak bir komisyon marifeti ile bu çalışmayı yapmalı ve rapor etmelidir. Aksi halde sonuç sağlıklı olmayacaktır. Bunun örnekleri birçok yerde maalesef yaşanmaktadır. Bu şekilde devam edilirse daha da yaşanacaktır.
C) Ayrıca, MAPEG tarafından 2021-2022 yılında hazırlatılmış olan Türkiye Jeotermal Strateji Raporu 5 kişilik aynı ekip tarafından güncellenerek revize edilmelidir. Çünkü bu süre zarfında Dünya’da ve Türkiye’de çok önemli teknik ve ekonomik gelişmeler olmuştur.
D) 2007 yılında 5686 sayılı Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular kanunu’nda bahsedilen 30 yıl işletme ruhsatı süresinin kalan son 10 yılına gelen jeotermal elektrik santralleri ve ısıtma sistemleri vardır. Bu sistemlerin yatırımcıları mütereddit haldedir, teknolojisi yenilemek, ilave yatırımlar yapmak, daha derin kuyular yapmak istemektedirler. Ancak, kalan son 10 yıllık süre bunlara engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla, son 10 yıla giren işletme ruhsatına sahip jeotermal elektrik santralleri, jeotermal ısıtma sistemleri, jeotermal seralar vb. gibi tesislerin T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG’e başvurması halinde ilave 10’ar yıl gibi bir uzatmanın hemen verilmesinde yarar vardır. Kanunumuzda 10’ar yıl uzatma süresi vardır, ama bu MAPEG’in insiyatifinde olduğu için yatırımcılar bu konuda mütereddittir. Dolayısıyla, 10’ar yıl ilave verilmesi halinde tesisler teknolojilerini yenileyecekler, çevreye uyumlu hale getirecekler, verimliliklerini artıracaklar, daha derin kuyular yapıp üretimlerini artıracaklardır.
E) T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde Jeotermal İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Jeotermal çok disiplinli bir sektör olup başta T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (MAPEG, MTA, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü), T.C. Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, T.C. Tarım, Orman ve Hayvancılık Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bu Bakanlıklara bağlı genel müdürlükler, Valilik YİKOB ve Özel İdareler, Belediyeler vb. gibi ayrı ayrı kuruluşları ilgilendirmektedir. Dolayısıyla, kurulacak olan bu genel müdürlük yukarıda bahsedilen bu kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu, kontrolleri, bilgi akışını ve işbirliğini sağlayacak bu sayede gerekli strateji ve politikaların belirlenmesi, yatırımların ve ruhsatların takibinin yapılması, gerekli izinlerin alınması vb. gibi süreçlerin hızlanmasını, daha hızlı netice alınmasını ve daha başarılı olunmasını sağlayacaktır.
JEOTERMAL DEĞERLENDİRME YATIRIMLARI İÇİN ÖNERİLER VE İLAVE TEŞVİK TALEPLERİ
Jeotermal merkezi ısıtma ve soğutma sistemleri de jeotermal elektrik üretimine verilen teşviğe benzer bir teşvik sistemine tabii olmalıdır. Bunun için önerilerimiz aşağıya çıkarılmıştır.
Jeotermal elektrik üretimine verilen teşvik sisteminin (YEKDEM) süresi 2040 yılına kadar uzatılmalıdır. Çünkü bir jeotermal alanda arama, sondaj, test, projelendirme, fizibilite çalışması, santral kurulumu, elektrik sisteminin kurulumu vb. gibi adımlar Türkiye’de en erken 5 yılda gerçekleştirilmektedir. Dünya Bankası raporlarında ise bu süre 8 yıldır. Dolayısı ile, YEKDEM teşvik sisteminin 2040 yılına kadar uzatılmasında ve bu alım teşviklerinin bir miktar arttırılmasında büyük yarar vardır.
Jeotermal Elektrik Üretim Yatırımları için Talep Edilen Teşvikler:
Jeotermal elektrik üretim santrallerinin yatırımlarının teşviki ile ilgili olarak 5346 sayılı "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunu" ve buna bağlı olarak yayınlanan 29.01.2021 tarihli ve 3453 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan ana unsurlara bağlı kalmak üzere baz fiyat olan jeotermal elektrik üretim santrallerinde;
A) Eğer entegre şehir ısıtma/soğutma 1000 konut eşdeğeri (100 m2) üstü bir yatırım yapılacak olur ise, yatırımın tamamlandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere güncel baz fiyat üzerine %20 arttırım yapılır.
B) Mevcut jeotermal elektrik santraline entegre olarak, santralin atık/artık ısısının değerlendirilerek 100.000 m2 den daha büyük sera yatırımı yapılır ise, seranın faaliyete geçtiği günden itibaren başlamak üzere baz fiyat üzerine % 10 oranında artırılır.
C) Kaplıca, termal turistik tesis, jeotermal spa gibi tesislere ve kimyasal madde üretiminde (Bundan kasıt sıvı karbondioksit, kurubuz, lityum, potasyum klorür, hidrojen, ağır su – döteryum, temiz su üretimi vb.’leridir), entegre olarak kullanılıyorsa baz fiyat % 5 oranında artırılır.
D) Jeotermal elektrik santralinden havaya CO2 ve H2S gazlarının atımının en az %95 oranında azaltılması ve çevreye tam uyumlu hale getirilmesi halinde bu baz fiyat % 20 oranında arttırılır.
E) Kızgın kuru kaya (EGS, HDR) olarak adlandırılan geliştirilmiş jeotermal sistemler ve derin kuyularla çeşitli metotlar kullanılarak elektrik enerjisi, ısı enerjisi üretiminin sağlanması halinde baz fiyat %50 oranında arttırılır.
Jeotermal Isıtma Yatırımları İçin Tavsiyeler ve İlave Teşvikler:
Jeotermal şehir ısıtma, sera ısıtması altyapısı, kuyular, ısı sistemi, renejeksiyon sistemi ve dağıtım şebekesi dahil olmak üzere:
A) Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (jeotermal geliri elde eden Valilikler), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Kalkınma Ajansları ve İller Bankası ve özel fonlar tarafından Projenin büyüklüğüne göre yatırım tutarının % 30'i oranında (hazırlanacak teknik ve ekonomik fizibilite raporu baz alınarak) yatırım şirketine (%51’den fazlası Belediye veya Özel İdare veya YİKOB’a ait şirkete) jeotermal merkezi ısıtma ve/veya sera ısıtma sistemi yatırımı için öz kaynak olarak hibe verilir. Detayı yönetmelikte belirlenir.
B) Yukarıda bahsedilen A maddesinde bu yatırımların yapılabilmesi ve bu amaçla yukarıda bahsi geçen kuruluşlara, jeotermal ruhsat sahibi olabilmeleri için jeotermal ısıtma yapılabilecek şehir/il/ilçe merkezinden (sera yatırım merkezi) 20 km yarıçapındaki alandaki jeotermal alanlar için arama ruhsatı, duruma göre işletme ruhsatı 10 yıl süre ile tahsis edilir. Mevcut yatırımlara esas olan ruhsatlar kanuna uygun olarak devam eder.
Bu süre içerisinde eğer yukarıdaki kuruluşlar taahhüt ettikleri jeotermal merkezi ısıtma veya sera ısıtması ile ilgili bir faaliyette bulunmazlar, gerçekleştirmezler ise arama veya işletme ruhsatları iptal edilir.
C) Bu bölümdeki yatırımlarda yerli makine ve teçhizat alımında KDV muafiyeti uygulanacaktır. Yerli makine ve malzemede maliyet üzerinden (inşaat hariç, kuyular dahil) % 25 iade uygulaması yapılacaktır. Buradaki iade sadece jeotermal ısıtma sistemi ile ilgilidir. Sera malzemesi dahil değildir. Sera yatırımı ile ilgili olarak Tarım, Orman ve Hayvancılık Bakanlığının, T.C. Ziraat Bankası'nın veya ilgili Bakanlığın teşvikleri varsa uygulanır.
D) Valilik, İl Özel İdare, YİKOB, Belediye ve Belediyelerin %51’den fazla ortak olduğu şirketlerin jeotermal merkezi ısıtma için, yakınlarında bulunan jeotermal elektrik santrallerinden atık ısıyı (artık ısı, reenjeksiyon ısısı) kullanmak için anlaşmalar yapabilir, özel sektöre organize sera bölgelerine kiralar veya ısıyı satar. Bu anlaşmaları yürürlüğe sokabilirler ve bu durumda teşvikten ve hibeden yararlanabilirler. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi (sera dahil) işletmeciliğine herhangi bir teşvik ve hibe verilmesi söz konusu değildir. Teşvik ve hibe yatırıma, yatırım safhasında verilmelidir.
E) Jeotermal merkezi ısıtma sistemlerinin tükettiği elektrik enerjisinin (ev-sera ısıtma) düşük elektrik tarifesinden sulama ve arıtma tesisi kullanımı uygulaması yapılmalıdır.
F) Valilik, İl Özel İdare, YİKOB, Belediye ve Belediyelerin %51’den fazla ortak olduğu anonim şirketler jeotermal elektrik santrali yatırımı yapıp, işletebilirler.
G) Yukarıdaki elektrik üretimi, şehir ısıtma-soğutma, sera ısıtması, ve her bir ticari faaliyete tabii olan tüm entegre değerlendirmeler ayrı ayrı % 1 Devlet hakkı ödemesine tabidir.
H) Yukarıda yazılı teşvikler yapılacak yeni ve ilave yatırımlara uygulanır.
I) Arama ve işletme ruhsatına bağlanmış elektrik üretimi, sera ısıtması, konut ısıtması amaçlı projelerdeki yapılacak kuyulardaki malzemelere gümrük muafiyeti KDV istisnası (petrol arama kuyularına uygulanan) sağlanır.
J) Jeotermal merkezi ısıtma, soğutma ve ileri teknoloji gelişmiş sistem yatırımları Kamu-Özel Sektör işbirliği ile yapılmalıdır.
Bu komisyon Türkiye’deki terk edilmiş petrol kuyularının özelliklerini incelemeli ve nasıl değerlendirileceği ile ilgili ısı ve elektrik pazarı (tüketim yerleri) uygun mu diye incelemeli ve teknik, ekonomik ve Pazar açısından en uygun 3 yer belirlenmeli ve bu yerlerde pilot uygulama başlatılmalıdır. Bunun giderleri T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı MTA, MAPEG veya TPAO tarafından karşılanmalıdır.
ENHANCED GEOTHERMAL SYSTEMS (EGS) / HOT DRY ROCK (HDR)
EGS’ye uygun jeotermal saha belirlenmesi ile ilgili olarak; MTA (2 uzman), T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temsilcisi (1 uzman), jeotermal ile ilgili dernekler (1'er uzman), ilgili üniversiteler (2'şer uzman), Jeoloji ve Petrol Mühendisleri Odalarından 1’er uzman olmak üzere toplam 10-15 uzmandan oluşan bir komisyon kurulmalı ve muhtemel potansiyel bir jeotermal alan pilot uygulama için seçilmelidir. Bu seçim için süre 6 ay olarak belirlenmeli ve sonrasında yine maliyeti T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı MTA ve MAPEG tarafından karşılanmak üzere bir adet pilot uygulama için faaliyete geçilmelidir. Bu uygulama için 2027 bütçesine bir fon ayrılmalıdır.
YENİ BAZI ÖNERİLER (YASA, TEŞVİK VE TDİOSB’LER İÇİN TAVSİYE VE ÖNERİLER)
A) Jeotermal kanununda jeotermal akışkanı belirlemek için 1000 mg/l mineralizasyon ve 30°C şartı bulunmalıdır. İşletme ruhsatını aldıktan sonra 5 yıl içerisinde jeotermal sahayı ciddi bir şekilde değerlendirmeyenlerin işletme ruhsatları iptal edilip jeotermal saha tekrardan ihaleye çıkarılmalıdır. Çünkü bu tür birçok saha boşta beklemektedir. Bu bir israftır ve milli varlığın kaybıdır.
B) Jeotermal sera yatırımlarında çok fazla sayıda TDİOSB’ler kurulmaktadır. Ancak kurulan bu TDİOSB'lerde jeotermal saha potansiyeli ve muhtemel ısı potansiyeli göz önüne alınmamaktadır. Sadece arazi dikkate alınmakta ve parselasyon yapılarak ilgililere ve potansiyel yatırımcılara satılmaktadır. Ancak bu arazinin yakınında, teknik ekonomik taşıma mesafesinde uygun yeterli bir jeotermal alan olup olmadığı, varsa jeotermal potansiyelinin ne olduğu gibi önemli konular göz önüne alınmamaktadır ve birçok yerde maalesef başarısızlık ve hüsran olacaktır.
Öncelikle bu tür yerleri belirlerken jeotermal alanın muhtemel teorik potansiyeli tespit edilmelidir. Jeotermal alanda muhtemel jeotermal ısı potansiyeli yoksa kesinlikle TDİOSB’ler kurulmamalıdır aksi halde yatırımcı zarar edecektir, yöneticiler zor durumda kalacaktır, devlete olan güven sarsılacak ve hem emek hem de para kaybına sebebiyet verecektir.
Dolayısıyla, muhtemel jeotermal teorik potansiyeli kamu kuruluşu olan MTA’nın belirlemesi gerekmektedir. MTA bunu tek başına yapmak istemiyorsa o zaman yine MTA, MAPEG, özel sektör temsilcileri, Jeoloji, Jeofizik ve Petrol Mühendisleri Odalarından ve jeotermal dernek temsilcilerinden oluşacak bir komisyon marifeti ile bu çalışmayı yapmalı ve rapor etmelidir. Aksi halde sonuç sağlıklı olmayacaktır. Bunun örnekleri birçok yerde maalesef yaşanmaktadır. Bu şekilde devam edilirse daha da yaşanacaktır.
C) Ayrıca, MAPEG tarafından 2021-2022 yılında hazırlatılmış olan Türkiye Jeotermal Strateji Raporu 5 kişilik aynı ekip tarafından güncellenerek revize edilmelidir. Çünkü bu süre zarfında Dünya’da ve Türkiye’de çok önemli teknik ve ekonomik gelişmeler olmuştur.
D) 2007 yılında 5686 sayılı Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular kanunu’nda bahsedilen 30 yıl işletme ruhsatı süresinin kalan son 10 yılına gelen jeotermal elektrik santralleri ve ısıtma sistemleri vardır. Bu sistemlerin yatırımcıları mütereddit haldedir, teknolojisi yenilemek, ilave yatırımlar yapmak, daha derin kuyular yapmak istemektedirler. Ancak, kalan son 10 yıllık süre bunlara engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla, son 10 yıla giren işletme ruhsatına sahip jeotermal elektrik santralleri, jeotermal ısıtma sistemleri, jeotermal seralar vb. gibi tesislerin T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG’e başvurması halinde ilave 10’ar yıl gibi bir uzatmanın hemen verilmesinde yarar vardır. Kanunumuzda 10’ar yıl uzatma süresi vardır, ama bu MAPEG’in insiyatifinde olduğu için yatırımcılar bu konuda mütereddittir. Dolayısıyla, 10’ar yıl ilave verilmesi halinde tesisler teknolojilerini yenileyecekler, çevreye uyumlu hale getirecekler, verimliliklerini artıracaklar, daha derin kuyular yapıp üretimlerini artıracaklardır.
E) T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde Jeotermal İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Jeotermal çok disiplinli bir sektör olup başta T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (MAPEG, MTA, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü), T.C. Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, T.C. Tarım, Orman ve Hayvancılık Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bu Bakanlıklara bağlı genel müdürlükler, Valilik YİKOB ve Özel İdareler, Belediyeler vb. gibi ayrı ayrı kuruluşları ilgilendirmektedir. Dolayısıyla, kurulacak olan bu genel müdürlük yukarıda bahsedilen bu kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu, kontrolleri, bilgi akışını ve işbirliğini sağlayacak bu sayede gerekli strateji ve politikaların belirlenmesi, yatırımların ve ruhsatların takibinin yapılması, gerekli izinlerin alınması vb. gibi süreçlerin hızlanmasını, daha hızlı netice alınmasını ve daha başarılı olunmasını sağlayacaktır.
JEOTERMAL DEĞERLENDİRME YATIRIMLARI İÇİN ÖNERİLER VE İLAVE TEŞVİK TALEPLERİ
Jeotermal merkezi ısıtma ve soğutma sistemleri de jeotermal elektrik üretimine verilen teşviğe benzer bir teşvik sistemine tabii olmalıdır. Bunun için önerilerimiz aşağıya çıkarılmıştır.
Jeotermal elektrik üretimine verilen teşvik sisteminin (YEKDEM) süresi 2040 yılına kadar uzatılmalıdır. Çünkü bir jeotermal alanda arama, sondaj, test, projelendirme, fizibilite çalışması, santral kurulumu, elektrik sisteminin kurulumu vb. gibi adımlar Türkiye’de en erken 5 yılda gerçekleştirilmektedir. Dünya Bankası raporlarında ise bu süre 8 yıldır. Dolayısı ile, YEKDEM teşvik sisteminin 2040 yılına kadar uzatılmasında ve bu alım teşviklerinin bir miktar arttırılmasında büyük yarar vardır.
Jeotermal Elektrik Üretim Yatırımları için Talep Edilen Teşvikler:
Jeotermal elektrik üretim santrallerinin yatırımlarının teşviki ile ilgili olarak 5346 sayılı "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunu" ve buna bağlı olarak yayınlanan 29.01.2021 tarihli ve 3453 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan ana unsurlara bağlı kalmak üzere baz fiyat olan jeotermal elektrik üretim santrallerinde;
A) Eğer entegre şehir ısıtma/soğutma 1000 konut eşdeğeri (100 m2) üstü bir yatırım yapılacak olur ise, yatırımın tamamlandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere güncel baz fiyat üzerine %20 arttırım yapılır.
B) Mevcut jeotermal elektrik santraline entegre olarak, santralin atık/artık ısısının değerlendirilerek 100.000 m2 den daha büyük sera yatırımı yapılır ise, seranın faaliyete geçtiği günden itibaren başlamak üzere baz fiyat üzerine % 10 oranında artırılır.
C) Kaplıca, termal turistik tesis, jeotermal spa gibi tesislere ve kimyasal madde üretiminde (Bundan kasıt sıvı karbondioksit, kurubuz, lityum, potasyum klorür, hidrojen, ağır su – döteryum, temiz su üretimi vb.’leridir), entegre olarak kullanılıyorsa baz fiyat % 5 oranında artırılır.
D) Jeotermal elektrik santralinden havaya CO2 ve H2S gazlarının atımının en az %95 oranında azaltılması ve çevreye tam uyumlu hale getirilmesi halinde bu baz fiyat % 20 oranında arttırılır.
E) Kızgın kuru kaya (EGS, HDR) olarak adlandırılan geliştirilmiş jeotermal sistemler ve derin kuyularla çeşitli metotlar kullanılarak elektrik enerjisi, ısı enerjisi üretiminin sağlanması halinde baz fiyat %50 oranında arttırılır.
Jeotermal Isıtma Yatırımları İçin Tavsiyeler ve İlave Teşvikler:
Jeotermal şehir ısıtma, sera ısıtması altyapısı, kuyular, ısı sistemi, renejeksiyon sistemi ve dağıtım şebekesi dahil olmak üzere:
A) Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (jeotermal geliri elde eden Valilikler), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Kalkınma Ajansları ve İller Bankası ve özel fonlar tarafından Projenin büyüklüğüne göre yatırım tutarının % 30'i oranında (hazırlanacak teknik ve ekonomik fizibilite raporu baz alınarak) yatırım şirketine (%51’den fazlası Belediye veya Özel İdare veya YİKOB’a ait şirkete) jeotermal merkezi ısıtma ve/veya sera ısıtma sistemi yatırımı için öz kaynak olarak hibe verilir. Detayı yönetmelikte belirlenir.
B) Yukarıda bahsedilen A maddesinde bu yatırımların yapılabilmesi ve bu amaçla yukarıda bahsi geçen kuruluşlara, jeotermal ruhsat sahibi olabilmeleri için jeotermal ısıtma yapılabilecek şehir/il/ilçe merkezinden (sera yatırım merkezi) 20 km yarıçapındaki alandaki jeotermal alanlar için arama ruhsatı, duruma göre işletme ruhsatı 10 yıl süre ile tahsis edilir. Mevcut yatırımlara esas olan ruhsatlar kanuna uygun olarak devam eder.
Bu süre içerisinde eğer yukarıdaki kuruluşlar taahhüt ettikleri jeotermal merkezi ısıtma veya sera ısıtması ile ilgili bir faaliyette bulunmazlar, gerçekleştirmezler ise arama veya işletme ruhsatları iptal edilir.
C) Bu bölümdeki yatırımlarda yerli makine ve teçhizat alımında KDV muafiyeti uygulanacaktır. Yerli makine ve malzemede maliyet üzerinden (inşaat hariç, kuyular dahil) % 25 iade uygulaması yapılacaktır. Buradaki iade sadece jeotermal ısıtma sistemi ile ilgilidir. Sera malzemesi dahil değildir. Sera yatırımı ile ilgili olarak Tarım, Orman ve Hayvancılık Bakanlığının, T.C. Ziraat Bankası'nın veya ilgili Bakanlığın teşvikleri varsa uygulanır.
D) Valilik, İl Özel İdare, YİKOB, Belediye ve Belediyelerin %51’den fazla ortak olduğu şirketlerin jeotermal merkezi ısıtma için, yakınlarında bulunan jeotermal elektrik santrallerinden atık ısıyı (artık ısı, reenjeksiyon ısısı) kullanmak için anlaşmalar yapabilir, özel sektöre organize sera bölgelerine kiralar veya ısıyı satar. Bu anlaşmaları yürürlüğe sokabilirler ve bu durumda teşvikten ve hibeden yararlanabilirler. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi (sera dahil) işletmeciliğine herhangi bir teşvik ve hibe verilmesi söz konusu değildir. Teşvik ve hibe yatırıma, yatırım safhasında verilmelidir.
E) Jeotermal merkezi ısıtma sistemlerinin tükettiği elektrik enerjisinin (ev-sera ısıtma) düşük elektrik tarifesinden sulama ve arıtma tesisi kullanımı uygulaması yapılmalıdır.
F) Valilik, İl Özel İdare, YİKOB, Belediye ve Belediyelerin %51’den fazla ortak olduğu anonim şirketler jeotermal elektrik santrali yatırımı yapıp, işletebilirler.
G) Yukarıdaki elektrik üretimi, şehir ısıtma-soğutma, sera ısıtması, ve her bir ticari faaliyete tabii olan tüm entegre değerlendirmeler ayrı ayrı % 1 Devlet hakkı ödemesine tabidir.
H) Yukarıda yazılı teşvikler yapılacak yeni ve ilave yatırımlara uygulanır.
I) Arama ve işletme ruhsatına bağlanmış elektrik üretimi, sera ısıtması, konut ısıtması amaçlı projelerdeki yapılacak kuyulardaki malzemelere gümrük muafiyeti KDV istisnası (petrol arama kuyularına uygulanan) sağlanır.
J) Jeotermal merkezi ısıtma, soğutma ve ileri teknoloji gelişmiş sistem yatırımları Kamu-Özel Sektör işbirliği ile yapılmalıdır.

